Ümit Besen taverna müziği yapmıyor. Taverna diye de bir şey yok zaten. Taverna yunan kültürüdür, yunan kültüründen gelmedir.
Ümit Besen`i kısaca tanıyalım. Nerede doğdunuz, hayatınızın ilk yılları nasıl geçti ve müziğe nasıl başladınız?
14 Ekim 1956 Osmaniye'de doğdum. 5 çocuklu ailenin en küçük çocuğuyum. Çocukluğum rahmetli dedemden dinlediğim namelerle geçti. 6 yaşımda ilkokula başladığım yıllarda tavan arasında bulduğum amcamın kırık melodikasını üfler, bir şeyler çalmaya çalışırdım. Babam bunu gördü ve bana yeni bir melodika aldı. Sonrada "Ümit küçük yaşta nefesin yoruluyor artık melodika çalmak yok" diyerek, bana küçük bir akordeon aldı. Ve her şey akordeonla başladı. * Sizi keşfeden ünlü golcü Metin Oktay olmuş. Sizi izlemeye geldiği geceyi ve oradaki konuşmaları hatırlıyor musunuz? Bize o geceden neler anlatırsınız? Evet, ben bir ortamda piyano çalıp, şarkı söylerken; rahmetli Metin Oktay (Galatasaraylı) beni dinleyip, Tarabya'daki arkadaşı rahmetli Hanifi Koç`a demiş ki 'Ümit diye bir çocuk dinledim Adana`da onu mutlaka bul getir, senin belini bu çocuk doğrultur' demiş. Karşılıklı görüşmelerden sonra bana teklif gelir. * Adana`dan İstanbul`a gelip çalışmaya başladığınızda neler yaşadınız? Bir anda büyük bir şehire gelmek sizi ürkütmedi mi? Sahne aldığım ilk gece insanlar dolu… Ben acaba beğenilecek miyim, yoksa beğenmeyecekler mi, benim yaptığım müzik acaba burada ters gelir mi diye düşündüm. Çünkü İstanbul denildiği zaman hep hayalimde batı müziği, yabancı şarkılar söylenen bir yer gibi geliyordu. Benim yaptığım daha çok Halk Müziği mi, yoksa Arabesk mi kalır diye düşünüyordum. İşte benim bir kaç yaptığım bestem vardı o zamanlar… 'Okul Yolunda' gibi… Lise yıllarında yapmış olduğum bir şarkıydı. Türk Sanat Müziği piyanoda batı sazı olarak bilinir ya, 'Acaba nasıl karşılanır ben söyleyince' diye düşünüyordum… İşte Arabesk dediğimiz o seçme damar şarkılar derken, bir baktım ki alkıştan geçilmiyor ve çok heyecanlı, gururlu bir şekilde sahneden indim ve o günden sonra çok süre geçmeden plak teklifi aldım. * İlk plağınız "Şikayetim Var". Plak yapma teklifi kimden geldi ve kimlerle çalıştınız? Bu tarzı ilk yapan Ferdi Özbeğen'di. Bu piyano ile yapılan müzik benimsenince plakçılar peşime düştü. Değerli besteci Selami Şahin, söz yazarı Ahmet Selçuk İlkan ve Emre Plak - Hüseyin Emre beni dinlemeye gelip, plak teklif ettiler. * Bir döneme damgasını vuran "Nikah Masası" parçasını nasıl bestelediniz? Yaşanmış bir öykü müydü bu? Bu parçanın bugünlere kadar sevilip geleceğini tahmin etmiş miydiniz? Unutulmayan bir şarkım oldu, yıllardır dillerde. Sanki bu şarkıyı eskiden biliyormuş gibi hiç durmadan yazdım. Kalemi aldım, hani bir yerde durup düşünürsünüz şurasında şu kelimeyi mi kullanayım diye ya, hayır öyle bir şey olmadı, direkt yazdım ve 20 dakikada bitirdim. 26 senedir de hala dillerde. Yaşadığım, geçmişle ilgili şeylerle bağlantısı olabilir; o zamanlar 'Islak Mendil' filminin çekimleri yapılıyordu, o filmin sahnesinden etkilenerek olabilir. Ama bu kadar sevileceğini tahmin etmezdim. Enteresan şeylerde var, mesela 8 - 9 yaşındaki bir çocuk aldı annesinin elinden telefonu 'Ümit amca Nikah Masası'nı istiyorum' dedi. 8 - 9 yaşındaki çocukla Nikah Masası'nı bağdaştırabilir misiniz hiç alakasız. *Siz 80'li yıllara almış olduğunuz ödüllerle de damganızı vurdunuz. Bu ödüllerden bahseder misiniz? Evet mesela 'Islak Mendil'… O zamanlar değerli müzik yazarı Hulusi Tunca`nın da yazdığı gibi, 'Ödül Kralı' yazmıştı bir yerde. Islak Mendil yılın plağı, Islak Mendil yılın şarkısı ve yılın sanatçısı diye. * Bugüne kadar kaç tane albüm yaptınız ve bu albümler içerisinde en fazla satışı hangisi yakaladı, rakamı neydi? 30.albümüm "İyi Günde Kötü Günde" ismiyle Ati Müzik`den çıktı. En çok satış yapan albüm 'Bayramın Olsun' (1982) albümü ve 2 milyonun üzerinde satış olduğunu biliyorum. * Zamanında milyon satışlar yapan bir sanatçı olarak, şimdilerde onbinlerin başarı sayıldığı bir dönemi değerlendirmenizi istesek, ne dersiniz? Müzik sektörünün belini kıran korsan. Artık albüm almak yerine kişi giriyor internete, şu mp3 diyor indiriyor, böyle olunca da albüm satışları da çok düşük oluyor. Hatta öyle ilginç şeyler oluyor ki. Çalıştığım mekana gelen bir kişi; 'Ümit abi ya, bugün senin internetten mp3ünü indirdim' diyebiliyor. Sanki çok iyi bir şey yapmış övünerek anlatıyor. Kendisi bunun farkında değil belli ki. Bende çok iyi yapmışsın diyorum ne diyeyim. Ben para kazanmaktan yana değilim albümlerden, albüm satışının yasal olarak yapılması ve gereken değerin benim üzerimde yoğunlaşmasından yanayım. * Siz bir müzik tarzının ilk temsilcilerindensiniz. Yapmış olduğunuz müziğe toplum 'Taverna' yakıştırması yapsa da siz bu tabire karşısınız. Müziğinizi nasıl tanımlarsınız bize? Yıllardır gelen bir yanlışı artık düzeltmek gerek diye düşünüyorum. 1989' lardan sonra ben 11.albümümü yaptıktan sonra, bu 'Tavernacı' ismi geldi. Ümit Besen taverna müziği yapmıyor. Taverna diye de bir şey yok zaten. Taverna yunan kültürüdür, yunan kültüründen gelmedir. Taverna`nın sözlük anlamı çalgılı meyhane demektir. Tavernacı da o meyhanenin sahibidir, bunu defalarca söylemiştim. Ama taverna denildiği zaman insanların eğlendiği, oynadığı zıpladığı bir mekan akla gelir. Ama ben çalıştığım mekanlara mixeri götürüp de, stüdyo ortamı yaratıp o ortamı yansıtacak bir albüm yapmadım ki. Ben taverna müziğini dışladığımı söylemiyorum, sadece onu yapmadığımı söylemek istiyorum. Ben taverna müziği yapıyorum dersem, Hayko'ya haksızlık olur. Hayko taverna müziği yapandır. Ben piyano çalıp şarkı söylüyorum diye, yani piyanonun üzerinde görülen her adam taverna müziği yapıyor anlamında değildir. Ben çalarım söylerim, stüdyoda da arkamda da müzisyen arkadaşlarım orkestra olur, kendi bestelerimi çok sevdiğim şarkıları icra edip, sevgili dinleyicilerime sunarım albüm olarak. Bu da duygusal şarkılardan, romantik şarkılardan oluşur biliyorsunuz; o yüzden 'Romantik Müzik' demek daha doğru olur. * Tarzınızda müzik yapan isimleri değerlendirmenizi istesek neler söylersiniz? Mesela bir Ferdi Özbeğen, bir Nejat Alp, bir Cengiz Kurtoğlu, bir merhum Atilla Kaya… Öncelikle Ferdi Özbeğen`in hakkını yememek lazım. Onun plağı çıkınca bana teklif geldi. Bakıldı ki bu tür tuttu. Demek ki hepimiz bizden bir öncekine çok şeyler borçluyuz. Ferdi Özbeğen olmasaydı bana teklif gelmezdi. Ben tutulmasaydım Cengiz Kurtoğlu`na teklif gelmezdi. Arif Susam`a teklif gelmezdi. * Sinema filmlerinde de rol aldınız. Kaç film çektiniz ve kimlerle oynadınız? 14 adet sinema filmi çektim. Münir Özkul, Canan Perver, rahmetli Neriman Köksal, rahmetli Yıldırım Gencer, Yalçın Avşar, Banu Alkan, Bülent Kayabaş, Serpil Çakmaklı gibi isimlerle oynadım. Hasılat rekorları kırdı Islak Mendil. Ama oradan da çok alacağım kaldı. İyi projeler de gelmeyince sinemayı bıraktım. * Uzun yıllar birlikte çalıştığınız Hüseyin Emre`ye bir kırgınlığınız olduğunu ifade etmiştiniz bir röportajınızda. Neden? Bu konuda fazla konuşmak istemiyorum artık… İnsanların vefasızlığı diyebilirim sadece, başka bir şey demek istemiyorum. * Ümit Besen profesyonel müzik hayatına başlamadan önce kimleri dinlerdi, kimlerin hayranıydı? O kadar çok beğendiğim ses var ki… Şimdi geçmişe doğru gidersek; kulağımda babamın çaldığı plaklar bir Behiye Aksoy, rahmetli Zeki Müren, rahmetli Barış Manço ve Cem Karaca, Orhan Gencebay, Ferdi Tayfur, Neşe Karaböcek, Ajda Pekkan, Nilüfer, Müslüm Gürses, Sezen Aksu. * Müzikteki teknolojik gelişmeleri nasıl buluyorsunuz? Mesela benim plaklarım hep canlı kayıttır. Biz saat 12`de girerdik stüdyoya, akşam 6'da her şey biterdi. Direkt sahne kaydı gibi; ben piyanoda şarkı söylerken çalarken, orkestrada en iyi elemanlardan oluşarak tamamlanırdı. Şimdi tabii teknoloji ilerledi, her şey artık bilgisayarla daha kolay hallediliyor. Yanlış olan şeyi silip, başka yere oturtabiliyorlar ama; biz teknolojinin bütün kolaylığını albümde kullanmıyoruz, işimize yarayan bölümlerini alıyoruz, gerisini emekle. *Çok satan, ama aynı zamanda çokta tartışılan "I Love You" parçanızla ilgili ne diyeceksiniz? Aslında bu şarkıyı ben isteyerek okumadım. Müzik firmamın isteği ile okudum. Çünkü benim tarzım olan bir şarkı değil, ben duygusal müziğin yorumcusuyum, hatta 'I love you' kısımlarını da ben okumadım, vokaller okudu. Sadece Türkçe bölümlerini bana uyan kısımlarını ben okudum. O zamandan bu zamana kadar unutulmayan bir şarkı oldu. * Günümüz sanatçılarından kimleri dinlersiniz, kimleri beğenirsiniz ve kimleri gelecekte kalıcı olarak görürsünüz? Çok politik gibi olmasın ama; müziğe gönül veren, bu işle uğraşan, emek sarf eden herkese ayrı bir sevgim saygım var. Çünkü herkes bir şeyler yapmaya uğraşıyor. Önemli olan insanlara doğru şeyler verebilmek. Mesela Aşkın Nur Yengi, Funda Arar, Tarkan. Caz dinlerim, Sanat Müziği ve Batı Müziği de dinlerim. * Son olarak söylemek istediklerinizi alalım. Çok teşekkür ediyorum. Beni bugünlere kadar getiren değerli dinleyicilerime, sevenlerime saygı ve sevgilerimi sunuyorum. Bu arada resmi sitem olan 'www.umitbesen.org' a sevenlerimi bekliyorum.
|