Ümit Besen şu sıralar 30. albümüyle dinleyicisinin karşısına çıkacak. Romantik şarkılarıyla bilinen sanatçıya göre, sevgi aşktan ibaret değil.
ÜMİT BESEN ile yeni albümü ve müzik kariyeri üzerine konuştuk. MÜZİK Tarzımız olsun-olmasın, Ümit Besen’in duygusu dinleyene geçer. ‘Nikah Masası’, ‘İşte bu bizim hikayemiz’, ‘Alıştım sana bir tanem’ şarkılarını ondan dinleyip de hiç etkilenmemiş kaç kişi vardır... Hadi bunlar etkilemedi, bir akraba düğününde onun bir şarkısı çalarken kız kıza dans da mı etmedik? ‘Her gün operaya gidip’, TV’de ‘sadece belgesel’ izlesek de Ümit Besen’e değin anılarımız var.
28 yıldır ‘romantik şarkıcı’ tarzından vazgeçmeyen sanatçı, yakında 30. albümünü çıkaracak. ‘Tavernacı’ olarak anılmaktan hazzetmeyen Besen, piyanist şantör olduğunu belirtiyor.
Aslında müzik tarzları arasında ayrım yapmadığını söyleyen Besen’in en sevdiği türlerden biri Caz. Ama Aşık Veysel de Harbiye Marşı da onun gözlerini dolduruyor. İnancın siyaset aracı olarak kullanılmasına itirazı olan sanatçıya göre, dini vurgula siyaset yapmak ayrımcılık.
Albümünüzün adı, ‘İyi günde kötü günde.’ Bu, ‘Nikah Masası’nı seven hayranlarınıza selam göndermek için miydi? – MS hastası olan Fenerbahçeli Sedat’ın eşini “Var mısın Yok musun?” programında yarışırken gördüm, bağlılıkları beni etkiledi. Bu şarkıyı da onlar için yazdım.
Önceki şarkılarınıza da benziyor. – Benim şarkılarım hep aşk şarkıları, yaşanmış şeyler.
‘Pop müzik sanatçısıyım’ demişsiniz... – Kendi tabirim değil. Önceden beni 33’lük Türk pop müziği diye addederlerdi. Şimdiki anlamda ‘popçu’ değil ama batıya kaçan bir yan var. Romantik müzik diyorum.
Artık türler ayrıştı, şimdi kendinizi konumlandırdığınız bir alan var mı? – Piyanist şantör denirdi piyanosuyla şarkı okuyana. Hâlâ tek başına sahne alıyorum.
Tavernacı denmesinden rahatsız mısınız? – Tavernacı değilim ki. Ercan Turgut, Arif Susam, Hayko tavernacı.
Neden öyle konumlandırıyorlar peki? 11 albümden sonra tavernacı olunmaz. Arif Susam 87’de “Hoş geldiniz, nasılsınız?”lı taverna ortamında bir albüm yapınca o kategori yaratıldı. ‘Plak dünyamızın eşsiz sanatçısı’ diye patlamışım. ‘Taverna dünyamızın...’ değil. Tavernada çalışıp ‘tavernacı’ olarak anılmak istemeyen biri olarak, ‘tavernacı’ dediğiniz kişiler gibi görülmemek için kaçındığınız davranışlar var mı? Yoksa “ Oooo, Ayhan beyler de gelmişler” diyor musunuz? – Her sanatçı sahneye çıkınca ‘Merhaba, nasılsınız, hoş geldiniz’ der. Hepsi bu. Tek başına bir insanım sahnede. Başlarda konuşkan değildim. Utangacım, şarkılarımı söyler, kimseyle konuşmam. Şarkının içinde yaşarım, arasıra gözlerim yaşarır, peçeteyle silerim. Sonra menajerim dedi ki, ‘Bari şarkının ismini anons et, insanlarla diyalog kur.’
Tavernadan ayrılmayı düşünmediniz mi? – 10 bin kişilik salonda da konser verdim. Kasetimde zıplamalı ortam olmaz. Sevdiğinizle ışıkları mum ışığına çevirip dans edersiniz.
Dinleyici kitleniz kimler? – Her yaştan insanla resim çektirdim. Müzik türü ayırmıyorum. Aşık Veysel beni çok etkiler. Harbiye Marşı’nda gözüm yaşarır. Mehter marşları falan, çok duygu veriyor. Bizim ailede çok öğretmen var, onların bilgi dağarcıklarıyla büyüdük. Milli duygular, Atatürk sevgim, Allah inancım sonsuzdur.
Türkiye’nin şu dönemdeki gidişatını nasıl buluyorsunuz siyaseten? – Vallahi, dinle siyaset olmaz. Din siyaset aracı değil, insanların yoludur. Ancak dini duygulardan yoksun bir ülkede dinle siyaset yapılır, dini yaymak için. Öbür türlü ayrımcılık olur. Din, dil, ırk, ayırmadan yaşamak lazım. Türkiye’de yerleşmiş Hristiyanlar, Yahudiler var. Herkesin Allah’a gidiş yolları farklı.
Bunun yapıldığını mı düşünüyorsunuz ki böyle söylüyorsunuz. – Onun için böyle söylemiyorum. O insanlar da insan, başka ırktan dinden diye kimseyi hakir görmemek gerekir.seray şahiner seray.sahiner@gaste.biz Ümit Besen’in 30’uncu albümü ‘ İyi Günde Kötü Günde’ Ati Müzik’ten çıkacak. “11 albümden sonra tavernacı olunmaz”
“Nikah Şahidi olduğum çift boşandı.” 30 yıldır romantik şarkılar yapıyorsunuz. Gerçekten öyle biri misiniz ? – Öyle bir adam olmasam o şarkıları yazamam.
27 senedir aynı kadınla evli olup da 450 tane aşk şarkısı yazılabilir mi? – Yazılabilir. Dün kardeşim de onu sordu ‘Abi sen kimseyle ilişki yaşamadın, bu şarkıları nasıl yazıyorsun’ diye. Karımla kavga ettiğim zaman da şarkı yazarım. Maziyi hatırlarım, 25 yaşına kadar bir hayatım vardı. Onları düşünerek de yazarım. Profesyonel insan, olmuş gibi hayal edebilir. ‘Bu gece ölmezsem bir daha ölmem’i yazmışım kızımın evleneceği geceyi düşünerek.
Üç kuşaktır Nikah Masası’nın karşılık bulmasının sebebi nedir? Hepimiz mi sevdiğimizi başkasıyla everdik? – Bilemiyorum. Rock versiyonu bile yapıldı. Beni o yüzden çok nikah şahitliğine çağırdılar.
Ben olsam sizi çağırmazdım. Bu şarkıyı söyleyen kişinin şahitliği uğurlu gelir mi hiç? – Bir tanesi ayrıldı vallahi. Zaten nikah masasına başkası oturmuş benim şarkımda ben oturmamışım ki. Gece dörtte bir rüya gördüm. Sonra kalktım bunu yazdım. 20 dakikada. Yaşanmışlığı da var tabi.
“Fimlerim uzun metrajlı kliplerdi” Ne tarz müzik dinliyorsunuz... – Caz dinliyorum. Frank Sinatra’yı çok severim. Sanat müziği, klasik batı müziği dinlerim.
Kitap okuyor musunuz? – Pek sevmiyorum. Film seyrediyorum. Eski Türk, kovboy filmlerini ve duygusal aşk filmlerini.
Sinemada yine rol alacak mısınız? – Artık TV’ye çıkıyoruz. O zaman TV yok diye film yapmaya ‘Evet’ demiştim. Uzun metrajlı klipti onlar. Zaten hepsinde kendimi oynadım. Besen’in sevilen albümlerinden.
|